İsim Hatırlama

TARİH: 19.03.2010
İsim hatırlamak business networking’de birçok ilişki kapısını hızlı ve etkin aralayan bir parola gibidir…

Özellikle insan ilişkileri gurusu olarak bilinen Dale Carnegie, dünyadaki en etkili sesin insanın kendi ismi olduğunu söylüyor. Gerçekten de öyle değil mi? Büyük bir kalabalıkta tanıdık bir sima görüp ona seslendiğinizde, duyması belki güç diye düşündüğünüz anda, o sihirli melodi aniden kişinin başını çevirmesine neden olur. Ya da isminizin kitleleri ağırlayan bir mekanda anons edilmesi…  Kalp atışınız hızlanır, o saniye belki varlığınızı en yoğun hissettiğiniz andır.

“İsimleri hatırlamakta çok kötüyüm ama simaları hiç unutmam.”

Bu bahaneyi kaç defa duydunuz? Simayı hatırlamak aslında tek taraflı bir etkileşimdir. Sizin kendinizle!  Bir yerden o kişiyi tanıyorsunuzdur. Ya da daha iyisi nereden tanıştığınızı hatırlıyorsunuzdur.

Sima hafızalı kişiler daha önce tanıştıkları kişilere sürekli detay vermek zorunda hissederler.

Sima hafızasıyla bir senaryo canlandıralım:  “Merhaba, sizi hatırlıyorum…  Beş ay önce Ankara’da tekstil sektörüyle ilgili konferansta öğle yemeğinde tanışmıştık. Nasılsınız?”

Karşı taraftaki baskıyı düşünün. Hafıza raflarından önce zamanı, (5 ay!) sonra lokasyonu (Ankara!), konuyu (tekstil konferansı) ve aktiviteyi (öğle yemeği) tarattırıyorsunuz. Bu kadar detay var ancak isim yok. Bu durumda konuştuğunuz kişide iki duygu ve bir paralel cevap oluşabilir:

Birinci duygu: “Neredeyse ne giydiğimi söyleyecek kadar detay verdi. Beni hatırlıyor. Ben neden hatırlamıyorum? Bu arada ismimi söylemedi. Onun ismi neydi?”
Cevap: Aa, evet nasılsınız? (samimiyetsiz)

İkinci duygu: “Evet, katılmışımdır. Hiçbir fikrim yok, hatırlamıyorum. Beni galiba tanıyor. Ayıp olmasın”
Cevap: Aa, evet nasılsınız? (yüzeysel) 

Sima hatırlamak önemli bir vasıf. Ancak bu özellik, isimle bütünleştiğinde tam değer kazanacaktır. İsim hatırlamak business networking’de birçok ilişki kapısını hızlı ve etkin aralayan bir parola gibidir. Çünkü karşınızdaki kişinin sihirli melodiyi, kendi ismini duyarak, o an tüm benliğiyle sizinle olmasını sağlayacaktır.

“İş dünyası asansöre taşındı” başlıklı makalemde de paylaştığım gibi: “Kelimelerin anlamı, isimlerin ise gücü vardır.”

Bir daha ki sefere biriyle tanışırken sizinle paylaştıkları ad ve soyadı temsil eden kelimelerin aslında bir tılsımı olduğunu ve iletişiminizin başlangıç safhasındaki en kritik etken olduğunu kendinize hatırlatın. Ve hatırlayın!

İşte bu farkındalık, kelimeleri isme, isimleriyse networking gücüne çevirecek yegane etken olacaktır.
 

Ertuğrul BELEN | Sabah İK İşte İnsan