CEO ve Lider Networking Röportajları - İmge Kaya Sabancı - En Etkili 100 Kadın Lider

TARİH: 23.02.2016
İş dünyası ve güncel uluslararası konuları takip ettiğim kaynaklardan Richtopia’da bir makale dikkatimi çekiyor: En Etkili 100 Kadın Lider Listesi. İsimleri okumaya başlıyorum; Hillary Clinton, Christiane Amanpour, Michelle Obama, İmge Kaya Sabancı!
CEO ve Lider Networking Röportajları - İmge Kaya Sabancı - En Etkili 100 Kadın Lider.

Heyecanlanıyor ve mutlu oluyorum. Gerek ülkemizden böyle bir başarının yükselmesi, gerekse tanıdığım bir isim olduğu için! İmge Kaya Sabancı ile “10000 Kadın” programı için tasarladığım Speed Networking™ Hızlı Tanışma seansı sürecinde tanışmıştım.

"10.000 Kadın" girişimci projesini uluslararası yatırım bankası Goldman Sachs 2008’de hayata geçirmiş ve bu program Türkiye’de Özyeğin Üniversitesi’yle başlamıştı. İmge Kaya Sabancı, bu özel çalışmanın Türkiye Program Direktörlüğünü 2010-2014 yılları arasında başarıyla yürütmüştü. 

Haziran 2015’te Ernst & Young “Girişimci Kadın Liderler Programı” Avrupa, Orta Doğu, Hindistan ve Afrika Bölgesi Direktörü görevine atanmıştı. Yüzlerce kadının daha başarılı olması için hayatlarına dokunuyor ve çalışmalarıyla aslında onlara güven odaklı ve güçlü bir çevre sunuyordu. 

Dolayısıyla İmge Kaya Sabancı, CEO ve Liderler Networking Röportajları için çok değerli bir isimdi. Kendi ve çevresi için yaptıkları, onu genç bir yaşta, etki alanı dünyada en yüksek 100 kadın lider arasına konumlandırmıştı.

Neyi farklı yapıyordu? Networking kavramını nasıl yorumluyordu? Farkında olmadığı doğal bir yeteneği mi vardı? Yoksa geliştirdiği özellikleri mi ona başarı getirmişti? Sorular kafamda yine heyecanla uçuşmaya başlamıştı. 

Ertuğrul Belen: “Başarınızın merkezindeki en temel değerler nedir?”

Salise düşünmeden yanıtlıyor.

İmge Kaya Sabancı: “İnanmak, saygı duymak ve tutkulu olmak.”

Ertuğrul Belen: “Duygu odaklı değerler.”

Bir refleks olarak verdiğim yanıtı İmge Kaya Sabancı anlıyor.

İmge Kaya Sabancı: “Küçükken evdeki radyo benzeri aletleri tornovidayla açar, inceler ve sonra özenle kapatırdım. Bozma amacım yoktu. Ancak, çalışma mantığını anlamalıydım. Mantıksız ama yapmak zorunda olunan işlerden her zaman uzak durdum.”

Ertuğrul Belen: “Başarı merdivenlerini çıkarken etik de olabilmek, değil mi?”

İmge Kaya Sabancı: “Evet, benim için etik değerler çok önemli. Huzurlu uyumam lazım. İç dengeyi iyi oluşturmak gerekiyor.”

Ertuğrul Belen: “Yüzlerce hatta binlerce kadına ulaşıyor ve yaşamlarını iyileştiriyorsunuz. Yardım etmek, yani Networking’de en iyi uygulama bakış açısıyla -almadan vermek- yaklaşımınız nereden geliyor?”

İmge Kaya Sabancı: “İlkokulda da böyleydim. Yardımcı olabildiğimde mutlu oluyorum. Öyle ki, hayatımda hep hedeflerim oldu. Ancak hedeflerim peşinde ilerlerken karşılaştıklarıma her zaman destek oldum.”

Ertuğrul Belen: “Networking araştırmalarımda insanların sadece kendi hedef ve projelerine odaklanıp tüm çevresini ve hatta ailesini unutabildiğini görüyorum. Oysa siz, hem hedefleri takip etmiş, hem de çevrenize destek olarak bugünkü konumunuza ulaşmışınız. Peki, hiç pişman oldunuz mu? Yani desteğinizin değerini bilmeyen kişiler mutlaka olmuştur. 'Bunlar olmasa, daha hızlı başarılı olurdum' düşüncesi aklınızdan hiç geçti mi?”

İmge Kaya Sabancı: “Kendi kararlarını aldığında suçlayacak kimse kalmaz. Bu bakış açısının hayatımda önemli bir yeri oldu. Mesela, Bornova Anadolu Lisesi’ni birincilikle tamamlayıp üniversite sınavında da ilk 100 derecesi elde etmiştim. Bu sayede, istediğim üniversiteyi seçebilme fırsatına sahip olmuştum. Ancak beni en çok Sabancı Üniversitesi etkilemişti. Yeni kurulmuş olmasına rağmen, henüz liseyi tamamladan bana ulaşıp, aralarında olmam için vizyonlarını anlatmışlardı. 

Yaptıkları ve yapacakları işe gönüllerini koymuşlardı. ‘Birlikte yaratmak ve geliştirmek’ felsefesine 18 yaşında genç bir kadın olarak inanmıştım.”

Ertuğrul Belen: “Aslında o dönem için zoru seçmişsiniz. Tanınan bir başka üniversitenin düzeninden ve sunabileceği hazır fırsatlardan vazgeçmişsiniz. Kalbinizin ağır bastığı bu kararın sonuçları ne oldu?”

İmge Kaya Sabancı: “Kararlarımda akıl ve kalbimin dengesine inanırım. Gerçekten hayatımın devamını etkileyecek gelişmeler oldu. Yeni bir oluşum olduğu için birçok üniversite kulübünün kuruluşu ve hatta öğrenci birliğinin tüzüğünü yazmaya uzanan değerli bir deneyime sahip oldum. 

Sabancı Üniversitesi’nden mezun olmak için her öğrenci bir Toplumsal Duyarlılık Projesi (TDP)’nden kal ya da geç notu almak zorundadır. Ben de 1999 depreminde depremzedelere yardım projesini seçmiştim.

O dönemde herkes seferber olmuştu. Maddi ve manevi destek projeleri oluşturulmuştu. Biz, depremin birçok gencin gelecek hayallerini de sarstığını fark etmiştik. Proje arkadaşlarımla organize olduk. Eğitimlerinde geride kalmış öğrencilerin derslerine yardımcı olacak bir proje geliştirdik. Ertesi yıl proje 40 kişi oldu ve projenin tüm yönetimini devir aldım.” 

Ertuğrul Belen: “Genç yaşta sorumluluğu yüksek ve sürekliliğin esas olduğu bir proje üstlenmişsiniz. Nasıl yönettiniz?”

İmge Kaya Sabancı: “Ekip arkadaşlarımdan tek istediğim şey şuydu: 'İnsanlara umut verip, altından kalkamayacağınız beklentiler yaratmayın. Birine uzandığınızda onun umut kaynağı olursunuz. Geri adım attığınızda faydadan daha çok, zararınız olur.'  İlk konuşmam buydu. O an projedeki görevini istikrarlı yapamayacağını fark edip, doğrudan ayrılanlar olmuştu. O arkadaşlarıma da, saygı duymuştum.”

Ertuğrul Belen: “Üniversite projeniz hayatınızın devamı için adeta bir pilot proje olmuş. Şu anda uluslararası çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz. Peki, o dönemde bir yurtdışı açılımınız oldu mu?”

Anlatımı ve enerjisinden, İmge Kaya Sabancı’nın o dönemdeki heyecanını adeta yeniden yaşadığını hissediyorum.

İmge Kaya Sabancı: “Evet! Toplumsal Duyarlılık Projemize, Open Society Foundations sponsor olmuştu. Böylece vizyonumu daha üniversite yıllarında uluslararası platforma taşıma fırsatını bulmuştum.” 

Yine önümdeki soruların dışına çıkıyorum. Klişe de olsa aklıma mutluluk kavramı geliyor.  

Ertuğrul Belen: “İşinizle ilgili mutluluk kriteneriniz nedir? Ödül almak mı? Büyük etki yaratmak mı?” 

İmge Kaya Sabancı: “Benim için 'Ben mutluyum' demek yeterli değil. Tek başına mutlu olamazsın. Emek verdiğim küçük ya da büyük bir iş, değerini bulduğunda mutlu oluyorum. Kriterim ödül değil.”

Ertuğrul Belen: “Emeğiniz fark edilmediğinde ya da değer görmediğinde tepkiniz ne oluyor?” 

İmge Kaya Sabancı: “Elbette üzülüyorum. Ancak o kötü deneyimden yola çıkarak genelleme yapmıyorum. Mesela bazı insanlar bir teşekkürü dahi es geçebiliyorlar. Ben konu, durum, mevki ne olursa olsun teşekkür etmeyi atlamam ya da takdir etmekten çekinmem.”

Ertuğrul Belen: “Sivil toplum kuruluşları (STK) gönüllülük esaslı olduğu için ilişkiler daha rahat yönetilebiliyor. Siz de STK’larda hep aktif oldunuz. Özel sektörde de bu bakış açısını korumak mümkün mü?”

İmge Kaya Sabancı: “Uzun yıllardır sivil toplum çalışmaları içerisindeyim. Ancak geçmişte ve halen özel sektörde çalışıyorum. Nerede olduğum fark etmeksizin prensiplerimi korudum.”

Ertuğrul Belen: “Biraz da Networking prensip ve alışkanlıklarınızı konuşalım. Yeni bağlantılarınız ve geçmiş temaslarınızı sürdürmek için ne yapıyorsunuz?”

İmge Kaya Sabancı: “Mesela tanıdıklarımın haberlerine internetten denk geldiğimde veya o kişiden bir güncelleme e-postası geldiğinde mutlaka telefonla arayıp tebrik etmeye özen gösteriyorum. 10 yıl önce çalıştığım yerlerdeki ilişkilerimi dahi mutlaka devam ettiriyorum.

Takip ve temas yani ilişkileri sürdürmek için çevrenizdeki insanların ne yaptığıyla ilgilenmeniz gerekir. Ben, hem tanıdığım, hem de tanımadığım insanların başarılarını duyurmaktan keyif alıyorum. Bu da bana güçlü bağlantılar için değerli bir fırsat veriyor.”

Ertuğrul Belen: “Güçlü çevreniz olduğu için, özellikle size bu soruyu yöneltmek istiyorum. Ülkemizde herkes, sizin gibi paylaşıma açık mı?”

İmge Kaya Sabancı: “Maalesef yeterince değil. Bazen insanların özellikle, sadece tanımadıkları kişilerin başarılarını paylaşıklarını gözlemliyorum. Sanki, çevresindekileri paylaştığında, kendi pastasından dilimler eksilecekmiş gibi korkuyorlar. İşte bunu garipsiyorum.”

Ertuğrul Belen: “Networking, yani güven odaklı ve sürekliliği olan ilişkileri yönetmek için bir formülünüz var mı? Ya da sistematik yöntemleriniz?”
 
İmge Kaya Sabancı: “Formül yok. Süreklilik var. Yani her ayın belli bir gününü Networking’e ayırmıyorum. Ancak, telefonları ve hatırlamam gereken özel bilgileri her zaman kaydediyorum. Yıllardır not aldığım defterler var. Bunları halen referans olarak kullanıyorum. Aynı bir Networking ansiklopedisi gibi. 

Samimi ve doğal temas kurduğum için bıraktığım yerden daha iyi devam edebildiğimi gözlemliyorum. Aynı zamanda, çevremdeki insanlar için kafamda sürekli iki soru var:

1- Tanıdığım ya da yeni tanıştıklarıma nasıl fayda sunabilirim?
2- Kimi kiminle tanıştırsam karşılıklı başarılı olurlar?

Sürekli böyle düşünüyor ve çok iyi sonuçlar alıyorum.”

Ertuğrul Belen: “Buna bir örnek verebilir misiniz?”

İmge Kaya Sabancı: “Mesela üç yıl önce Pakistan’a kadın girişimciliği hakkında konuşmacı olarak davet edilmiştim. Ladiesfund Entrepreneurship Conference (LEC) konferansında Global Game Changers konusu işlenmişti.

Yakın bir dönemde ise Amerika Birleşik Devletleri’ni ziyaret ettim. Birleşmiş Milletler bünyesindeki Empower Women programının global direktörüyle toplantıdaydım. Pakistan’la ilgili bir gündem oluşunca, hemen üç yıl önce LEC’de tanıştığım Tara (isimli tanıdığım) ile tanıştırdım. Bunun bir sonucu olarak, binlerce kişiye faydası olan bir etki alanı oluşturdular. Bunun gibi onlarca örnek verebilirim.”

Ertuğrul Belen: “Tanıştırmaların sonucunu hep takip ediyor musunuz? İşbirliği oldu mu, olmadı mı diye merak ediyor musunuz?”

İmge Kaya Sabancı: “Sonucu bazen takip ediyorum. Tanıştırdığımda bana faydasını düşünmüyorum. Baskı da kurmak istemiyorum. İnsanları doğru tanıştırmışsam, zaten en geç bir hafta içerisinde taraflar bunu benimle paylaşıyorlar.”

Ertuğrul Belen: “Bilgi almak, vermek ve paylaşmak için Networking’de en önemli konu sohbet edebilme yetkinliğidir. Peki siz, sohbet etmek için hayatınızda bir önceliklendirme yapıyor musunuz?”

İmge Kaya Sabancı: “Sohbetimin insan limiti yoktur. Günlük yaşamın içinde olmayı seviyorum. Taksi durağındaki gündemi de merak eder, sohbet ederim.

Adına önceliklendirme denirse, bunu da paylaşarak yapmayı tercih ediyorum. Yani elimde yeni bir gelişme ya da insanların faydalanabileceği bir program olduğunda mutlaka çevremi bununla ilgili güncelliyorum. Dolayısıyla, benim bir önceliklendirme yapma gereksinimim olmadan, çevremdekilerle ortak konularda buluşuyor, sohbet ediyor ve birbirimizi geliştiriyoruz.”

Ertuğrul Belen: “Önceliklendirmeyi paylaşarak yapmak ve çevrenizle ortak noktalarda buluşmak dediniz. Bunlar da, Networking’de kritik kavramlar. Yaşamınızdan örnek verir misiniz?”

İmge Kaya Sabancı: “Elbette. Dünya Bankası Grubu'nun özel sektör kolu olarak kurulan Uluslararası Finans Kurumu (International Finance Corporation-IFC) Kadın ve Girişimcilik araştırması için bana ulaştı. Yıllar içinde oluşturduğum tüm araştırma, bilgi ve ilgili isimlerle tanıştırmaları gerçekleştirerek onlarla paylaştım. IFC yetkililerinden aldığım geri bildirim beni çok şaşırttı: 'İlk defa biri bizimle bu kadar değerli bilgileri paylaşıp, ilgili tanıştırmaları yapmaya bu kadar içten özen gösterdi' dediler. 

Bu önemli bir arkadaşlığa vesile oldu. Bir süre sonra IFC, ‘Worldbank Solutions 4 Work’ konferansına beni konuşmacı olarak önerdi. Bir anda kendimi genç işsizliğini 2030 yılına kadar bitirmek üzerine kurulmuş olan bir bilgi ve insan networkünün içinde buldum. Bu konferansta hem konuşmacı ve hem de moderatör oldum. Panel sırasında iki sosyal girişimci kadının çalışmalarıyla ön plana çıkmasına vesile oldum. 

İki ay sonra Dünya Bankası ve IMF’nin Washington’daki 2014 yıllık toplantılarında yapılacak ‘Solutions 4 Youth Employment Global Coalition’ lansmanı için konuşmacı olarak davet edildim. Beni, sivil toplumu temsil etmek ve girişimcilik ile ilgili konuşmak için davet ettiler. Onur duymuştum ama aklımda bir soru da oluşmuştu: aslında benim yerime bu rolü başarıyla üstlenebilecek birçok insan aklıma geliyordu. Neden ben seçilmiştim? 

Daha sonra, önceki panelindeki moderatörlüğünü yaptığım kişilerden diğer katılımcılara kadar birçok kişinin ismimi önerdiğini öğrenmem beni çok etkilemişti. 

Tüm bu süreçte, kelebek etkisi gibi paylaşmanın yayılımcı etkisini yaşadım ve hissettim.
İş tempom çok yüksek olmasına rağmen yapabileceğim her konuda insanlara destek olmaya önem veriyor ve böyle önerileri reddetmiyorum.”

Ertuğrul Belen: “Sosyal ağlarda Networking hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu mecralarda da ulaşılabilir olmak sizin için önemli mi?”    

İmge Kaya Sabancı: “Facebook kullanmıyorum. Kişisel ve aile fotoğraflarımı, ancak evimizde misafir ağırlıyor ve yeri geliyorsa gösteriyorum. Özel yaşam benim için çok özel.

Ancak LinkedIn’i iş için verimli kullanıyorum. Her gün birşey paylaşmalıyım stresini yaşamıyorum. 

Twitter’da ise katıldığım etkinliklerdeki değerli bilgileri katılamayanlar için paylaşıyorum. İçi dolu bir konferansta 30 paylaşım bile yaptığım olabiliyor. Bilginin sahibine referans verip, takdir etmeye özen gösteriyorum.” 

Ertuğrul Belen: “Networking hakkında birçok şey konuştuk. Ancak, Networking’in kelime anlamı ve tanımı sizin için nedir?”    

İmge Kaya Sabancı: “İnsanlara fayda sunmak, karşılıklı bilgi paylaşmak, ilham vermek ve başarıyı takdir etmektir.”

Ben birini dinlerken gerçekten onu dinliyorum; telefonum ve WhatsApp o an yoktur. 

Bana birşey satmaya çalışsalar bile dinliyorum. Nasıl yardımcı olabileceğimi bilmiyorsam, 'nasıl yardımcı olabileceğimi bilmiyorum' diyorum.”     

Ertuğrul Belen: “Üst düzey yöneticilerle sık sık buluşuyorsunuz. Onlarla Networking yapmanın püf noktası sizce nedir?”    

İmge Kaya Sabancı: “Genellikle çevrelerinde operasyonel konularda destek olan birçok kişi bulunuyor. Dolayısıyla, onlara sunulabilecek en önemli katma değerin, tanışmak isteyecekleri kişilerle buluşturmak olduğunu gözlemliyorum.”

Ertuğrul Belen: “Çok sık seyahat ediyorsunuz. Bu konuda bir Networking yaklaşımınız var mı?”     

İmge Kaya Sabancı: “Seyahat ettiğim yerlerdeki tanıdıklarıma mutlaka haber veriyorum. Bana zaman ayırıyorlar. Onlar geldiğinde de aynısını ben yapmaya özen gösteriyorum. Bu da uluslararası ilişkilerin sürekliliğini sağlıyor.”

Ertuğrul Belen: “Networking yaparken birşey sormaktan çekiniyor musunuz?”

İmge Kaya Sabancı: “Derdini söylemeyen derman bulamaz. 'Şu konuda bilgi sahibi olan biri var mı?' diye çekinmeden çevreme soruyorum. İstemiyorum, soruyorum. 'Sen biliyor musun ya da yardımcı olabilecek birini tanıyor musun?' diye soruyorum. Çünkü artık herkes yoğun ve maalesef biz paylaşmazsak desteğe ihtiyacımız olduğunu anlamayabilirler. Çok da çekingen olmamak gerekiyor.”

Ertuğrul Belen: “Sıfırdan çevrelerini oluşturmak isteyen özellikle üniversitedeki gençler için ne önerirsiniz?”

İmge Kaya Sabancı: “Konuşsunlar. Karşılık beklemeden. Olumsuz his aldıkları insanlarla vakit kaybetmesinler. 

Sohbet etmek için hiçbir konuya özel ilgileri yoksa, en azından 'Tanıştığım insanlardan ne öğrenebilirim?' düşüncesine sahip olsunlar.

'Şuna özel odağım olmalı' değil de, 'beni ne heyecanlandırıyor' diye kendilerine sorabilmeliler.

Tanıştıkları her insana vakit ayırmalılar. 'Günaydın' diyerek dahi başlayabilirler. Bir de doğumgünlerini ve geçmiş olsun mesajlarını WhatsApp’dan değil de, telefon ve yüz yüze yani  kişisel temasla kutlamalarını öneririm.

Son olarak tesadüflere inanmalılar. Bir beklentiye girmeden ilişkilere yatırım yapmalı ve samimi olmalılar. Mesela, iki haftalık müthiş bir tempo içerisindeydim. Uçağa yetişmem gereken bir günde, üniversiteden bana ulaşan misafir hocalardan biri eşiyle tanışmamı istemişti. Toplantıdan çıktım, uçak öncesi kahve içtik. Şu anda EY’da olmamda bu kişinin etkisi çok oldu.” 

Ertuğrul Belen: “İmge Kaya Sabancı’yı gelecekte nerede göreceğiz?”

İmge Kaya Sabancı: “Toplumsal etki yaratan işler yapmaktan büyük keyif alıyorum. Bunun kapsamını artırarak ilerlemek, tüm dünya için fayda yaratmak istiyorum. Ne zaman nasıl bilmiyorum, ama bu gücü içimde buluyorum." 

Ertuğrul Belen: “Son sorum. Doğal olmak sizin için ne ifade ediyor?”

İmge Kaya Sabancı: “Ben doğaya, onun bütünlüğüne ve dengesine çok saygı duyuyorum, ondan çok ilham alıyorum. İnsanın da doğa ile gerçek bir bağ kurması ve kendini bu ahengin doğal bir parçası olarak hissetmesinin önemli olduğuna inanıyorum. Doğayı sevip bu bağı kurabiliyorsanız, doğallık kendiliğinden geliyor sanırım. Doğa ve doğallık iç içedir.”

İmge Kaya Sabancı Hakkında:
İmge Kaya Sabancı, Ernst & Young “Girişimci Kadın Liderler Programı” Avrupa, Orta Doğu, Hindistan ve Afrika Bölgesi Direktörü’dür. Girişimci Kadın Liderler Programı, işlerini büyütme hedefi, tutkusu ve potansiyeli olan kadın girişimcilerin hedeflerini gerçekleştirmelerine yardım eden etkili bir liderlik programıdır. 

EY’dan önce, Kaya Sabancı, Goldman Sachs 10.000 Kadın Programı Türkiye Yöneticisi olarak görev aldı. 10.000 Kadın, Goldman Sachs tarafından, paylaşımcı ekonomik büyümeyi sağlamak amacıyla, dünyada 43 ülke yürütülen ve kadın girişimcilerin işlerini büyütmelerine destek olmayı amaçlayan bir sosyal sorumluluk projesidir. 10.000 Kadın Programı’ndan önce, Firmenich Türkiye, Ülker ve Sabancı Holding gibi ulusal ve çok uluslu kurumların iletişim ve pazarlama departmanlarında yöneticilik pozisyonları üstlendi. 

Kaya Sabancı, Ekonomi lisans derecesini Sabancı Üniversitesi’nden, Yöneticiler için İşletme Yüksek Lisans derecesini Özyeğin Üniversitesi’nden aldı. Dünya çapında önemli işletme okullarından olan, İspanya’daki IE Business School Girişimcilik Merkezi’nde kısa dönem akademik çalışmalar yürüttü. Ayrıca halen, Özyeğin Üniversitesi lisans öğrencilerine her dönem, “İş Planı Sunumu ve Sunum Teknikleri” dersleri vermektedir.

İmge Kaya Sabancı, kadın girişimciliği ve kadınların ekonomiye katılımı, bunların kadın-erkek eşitliğine etkileri konularında bölgesel çalışmalar yürütmekte; bu konularda sosyal politika belirleyiciler, uluslararası organizasyonlar, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği ve ortak çalışmalar yapmaktadır. İlgili birçok ağ ve derneğin aktif üyesi olarak da ülkedeki kadın girişimciliğine katkılarına devam etmektedir. 

Kaya Sabancı, ekonomik gelişim, kalkınma ve kadınların güçlendirilmesi konulu ulusal ve uluslararası birçok etkinlikte önemli konuşmalar yapmış; Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri, Pakistan, İspanya ve Belçika’daki program, konferans ve panellerde deneyimlerini paylaşmıştır. Dünya Bankası tarafından başlatılan ve 2030 yılına kadar genç işsizliğine çareler arayacak “Genç İşsizliği için Çözümler Global Koalisyonu”nu başlangıcından beri desteklemektedir ve bu çerçevede programın global lansmanında konuşmacı olarak, Washington D.C’de Dünya Bankası & IMF’in 2014 Yıllık Toplantıları’nda sivil toplumu ve kadınları temsil etmiştir. 2015 yılında Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşen G20 çatısı altındaki W20, C20, G20 YEA ve G(irls)20 zirvelerinde aktif katılımcı olmuştur. 

İmge Kaya Sabancı, Kasım 2015’de RichTopia tarafından dünyadaki “En Etkili 100 Kadın Lider” arasında gösterilmiştir.

İmge Kaya Sabancı LinkedIn: https://tr.linkedin.com/in/imgekayasabanci
İmge Kaya Sabancı Twitter: @imgekayasabanci

SaveSave