CEO ve Lider Networking Röportajları - Emre Güzer - PayU Türkiye Kurucusu - Lidio Kurucu Ortak CEO.

CEO ve Lider Networking Röportajları - Emre Güzer - PayU Türkiye Kurucusu - Lidio Kurucu Ortak CEO

Ertuğrul Belen: Türkiye FinTech ekosisteminin öncülerindensiniz. Networking, sizin için ne anlam ifade ediyor?  

Emre Güzer: Uzun yıllardır iş hayatındayım. Networking aslında farkında olmadan yaptığım bir konuydu. Hatta bundan 20 yıl önce kimse “hadi networking konuşalım, networking ile işleri ilerletelim” gibi konuşmalar da yapmıyordu. Özellikle de bizim ekosistemimizde... Networking'in önemi yurtdışında daha iyi biliniyordu.

Karmaya inanırım. Sürekli vermeyi isterim ve verdiğim şeylerin de bir şekilde dönüp dolaşıp bana sirayet edeceğini düşünürüm. Beklenti içinde olmadan insanlarla deneyimlerinizi paylaşmaya başlarsanız çevrenizle birlikte yükselir ve güçlenirsiniz. Tanınırlığınız, iş birlikleriyle çevrenizde oluşturduğunuz güven ve sizinle ilgili söylenenlerin bir ürünüdür.

Ertuğrul Belen: "Birlikte yükselme" tanımı çok hoşuma gitti. Biraz daha açar mısınız?

Emre Güzer: Bugün birine destek olurken yarın onun nereye varacağını bilemezsiniz. Yıllar içinde mentorluk yaptığınız, deneyimlerinizi paylaştığınız ve fikir verdiğiniz insanların bir kısmı "unicorn" olabilir. Diğerleri bir kurumsal şirkette konu uzmanı, profesyonel, CEO ya da genel müdür olabilir. Networking'i, yani çevrenizdeki değer halkasını yaratmak için hesapsız bir verici olmanız gerekiyor.

Ertuğrul Belen: "Hesapsız verici", harika!

Emre Güzer: İlk karşılaşmada dahi bir şey beklemeden veriyor olmak, güvenilir olmak için çok önemlidir. Birisi sizinle bir iş görüşmek, fikir almak ya da başkalarıyla tanıştırmak istediğinde, bu insanları kırmayıp vakit ayırmak networking'e değer katıyor.

Fiziken olmadığınız bir yerde insanlar hakkınızda iyi konuşuyorsa, networking'de başarılı olmuşsunuz demektir!

Ertuğrul Belen: Oysa, popüler kültür networking'i hep fiziken yan yana olduğunuz kişilerle nasıl yapıldığını anlatıyor!

Emre Güzer: İşinizde yetkinseniz, siz varken hakkınızda iyi konuşulabilir. Ancak siz yokken de hakkınızda “çok iyi insandır, güvenilirdir” gibi yorumlar yapılıyorsa, işte o zaman hem yetkinlikleriniz hem de karakterinizle anılır, hatırlanır ve aranırsınız.

Ertuğrul Belen: Uluslararası bir başarı hikayeniz var. FinTech'in Türkiye'deki gelişimi için çok emek veriyorsunuz. Dolayısıyla kültürel bakış açışlarını kıyaslama fırsatınız olmuştur. Networking'de nasılız?

Yurt dışında insanlar, “ne iş yapıyorsun, birlikte nasıl yaparız?” diye bakıyorlar. Türkiye’de “sen kimsin?” ile başlıyoruz. Tanıştıran yoksa, güven kredisini en aşağıdan başlatıyoruz. Bunu kırmanın yolu az önce bahsettiğim karmadan geçiyor! Olabildiğince temas kurmanız, güvenmeniz, vermeniz ve paylaşmanız gerekiyor.

Ertuğrul Belen: Birçok teknoloji şirketinin kuruluşundan büyümesine liderlik yaptınız. Özellikle çok hızlı büyüyen yapılarda kurum içi networking nasıl iyi yönetilebilir?

Emre Güzer: Kurum içi networking'in çok önemli bir konu olduğunu düşünüyorum! Şirketler her dönem farklı liderlik tiplerine ihtiyaç duyarlar. Şirketin 3 kişi, 50 kişi, 500 kişi olduğu senaryolarda liderden beklentiler de değişir. Elbette her durumda değişmemesi gereken liderin bütünlüğü, söyledikleri ve yaptıklarıdır. Bir de adil olması ve herkese eşit uzaklıkta durması gerekir.

Şirketler büyürken kahvaltılar ve happy hourlar gibi yüz yüze ve dijital ritüeller yoksa iletişim kopuklukları olur.

Stajyerinden yöneticisine herkesin bir araya geldiği fırsatlar değerlidir. Sert bir hiyerarşide yeni nesilden öğrenmeniz mümkün olmaz. Deneyim ve tecrübe bazen at gözlüklerini beraberinde getirebilir. O zaman sadece neyin nasıl yapılamayacağına odaklanılır. Oysa, herkese dokunuyor olmanız gerekir.

Biz, belli dönemlerde birebir buluşma ve sohbetler yaparız. Ekip, aslarını dinler. Ne beklediklerini, şartlarını ve durumlarını konuşuruz. Bunların dışında şirket etkinlikleri ve organizasyonlarıyla bir bütün gibi hissediyoruz. Farklı şekillerde düşünen, farklı demografik dağılımdan gelen, farklı bakış açılarına sahip insanlar, o çorbayı daha lezzetli bir hale getiriyor. Herkesin aynı şeyi konuştuğu bir dünyada, lezzetli bir çorba olmuyor. Çeşitlilik çok önemli. Öğrenmeye giden yol, “bilmiyorum” demekten geçiyor.

Ertuğrul Belen: Yeni normal networking'i nasıl etkileyecek?

Emre Güzer: Networking tarafında bence bir değişiklik olmayacak ama LinkedIn gibi dijital araçları kullanarak network edinmek gelişecek.

Asıl konu, yeni normalde ilişkiler ikiye ayrılacak: empati kuranlar ve kurmayanlar. Uzaktan çalışırken empati yapabilen, iletişim kurabilen, insanların problemlerini çözebilen kişiler fark yaratacak.

Bir tarafta bunu yapanlar ile diğer yanda “Hayır, Mayıs'ta ofise geleceksiniz!” diye tutturanlar oldu. Üstelik uzaktan çalışabilecek bir teknoloji şirketi olmasına rağmen pandemi sırasında böyle davrandılar!

İki ay öncesine kadar çalışan şirkette belki de çok mutluydu. Fakat bir anda bu empatiden arınmış, sanki savaştaymışız gibi geleceksin diye ısrarcı olan yöneticiler yüzünden çok kişi işinden soğudu. Bu şekilde, bize çok başvuru oldu.

Sizi düşünmeyen bir insan için çalışmak ister misiniz? Ofis içinde sürdürebilir ilişkilerin yolu tamamen networking'den geçiyor. Ekibine nasıl yardımcı olabileceğine ilişkin çaba göstermek gerekiyor. Binlerce kişinin olduğu şirketlerde tabii ki herkesle tek tek görüşemezsiniz ama bunu bir yapıya oturtabilirsiniz.

Yeni normalde bilgiye hızlı ulaşmak ve iş birliklerini uzaktan inşa etmek için şirket dışında kurulan network de büyük önem kazandı. Yurt dışında da global işler yaptığım için neredeyse her ülkede arkadaşlarım var. Bu dönem, onlarla da iş dışında sohbet edebilmem için bir fırsat oldu. İnanıyorum ki Afrika’da, Latin Amerika’da, Avrupa’da bir şeyler yapmak istesem, hepsinin bana yol göstereceği derinlikte ilişkiler kurdum.

Yıllar içerisinde, bu insanlara ne kadar duygusal yaklaşır, yakın ilişki içinde bulunur, dijital araçların da desteğiyle iş dışında zaman ayırırsam, o kadar çok karşılıklı olarak networkümüze fayda sağladığımızı gördüm. Böyle içten ve değerli bir networke sahip olduğunuzda her dokunduğunuz insan, işlerinizi de farklı bir yere taşıyabiliyor.

Ertuğrul Belen: Böyle büyük bir networking ağını sağlıklı olarak nasıl yönetiyorsunuz?

Emre Güzer: Genelde tanıştığım, kartvizitini aldığım insanları LinkedIn’den eklerim. LinkedIn’de ürettiği içeriğe bakarım. Bu insanlar pozisyon değiştirdiği zaman veya güzel bir içerik ürettiği zaman etkileşime geçerim. Ama "üç ayda bir bu insanlarla görüşeyim, konuşayım" gibi değil de, akışa bırakarak ilerlemeyi tercih ediyorum.

Zaten akışın içinde o insanlar devamlı olunca ilişki kendiliğinden gelişiyor. Bazen bir pozisyon yükselişine yapılan bir “like” bile, gelecekte uzun aradan sonra karşılaştığınızda iyi hissettiriyor. Bunu düzenli yaptıkça kendini farklı konumlandırıyorsun diye düşünüyorum.

Ertuğrul Belen: Bu tempoda kendinize zaman ayırabiliyor musunuz?

Emre Güzer: Önemli bir konu! Kendine vakit ayıramayan, bir uğraşı olmayan insanların sağlıklı hareket edemeyeceklerini düşünüyorum. Bir yerden sonra ruhsal ya da fiziksel olarak sıkıntı yaşayabilirler.

Kendine zaman ayırma ile ekibini yetkilendirme arasında önemli bir bağ olduğunu görüyorum. Ben, insanların hata yaparak öğrenmesi pahasına yetkilendirme konusunda kararlı bir adamım.

PayU’yu kurduğumdaki ilk iki çalışanım, Twitter’dan bana yazan arkadaşlardı. Yeni mezundular. Şimdi çok büyük işlerin başındalar. İnsanların ihtiyaçları olduğu anlarda yanlarında olursanız, bir yerden sonra size olan günlük ihtiyaç da azalıyor.

Öğrenmeye, öğrettikleriniz üzerine koymaya başlıyorlar. Daha da önemlisi işin bir parçası olduklarını düşünüyorlar. Büyük resmi daha net görüyorlar. İşleri delege ettikten sonra kendime daha çok vakit buluyorum. Zaman yönetimi için kısa toplantılar yapabilmek de kritik! Kültürel olarak bu konuya el atmakta geç kaldık. Bir saatten kısa toplantılar olabileceğine insanlar halen alışamadılar. Bunları da organize ettikten sonra kendime, aileme, hobilerime vakit bulabiliyorum. Bulamayan insanlara da çok şaşırıyorum.

Ertuğrul Belen: Gençlerle sık çalışıyorsunuz. Onlara özel networking tavsiyeleriniz ne olurdu?

Emre Güzer:  20-30 yaş arasında gençlerin işi şu an daha kolay. Startup hızlandırıcıları, teknokentler ve inkübatörler var. Eskiden startup kurmak isteyen insanlara, “gidin kurumsal bir şirkette dirsek çürütün” derdim.

“Üniversiteden her mezun olan bir şirket kuracak diye bir şey yok. Önce bir networkünüz olsun, problemi görme özelliğiniz gelişsin” diye konuşurdum.

Şimdi artık startuplar o kadar çok ki, gençlere bir startup’ın içine girip kendi uzmanlığında ama başka alanlara da dokunarak network edinmelerini tavsiye ediyorum. Genç insanlar startup ekosisteminin içerisinde bir parça olmak istedikleri zaman, artık entegre olabilecekleri çok fazla yer var.

Böyle girişimlere, “beraber çalışalım, ben şunu çok iyi yapıyorum” deyip girmeye çalışsınlar. Sonra o şirketin bir parçası olurlar. İlla gidip kendi girişimlerini kurmalarına gerek yok. Böylelikle öğrenirler ve belki birkaç yıl sonra kendi girişimlerini kurarlar. Hatta, içinden yükseldikleri startup’ın kurucuları ve yatırımcıları dahi onları destekler.

Network böyle besleniyor. Birlikte iş yapmak, zaman ve efor sarf etmekle gelişiyor.

 

Emre Güzer Hakkında:

Emre GÜZER, çalışma hayatına 2001 yılında Pamukbank’ta başlamıştır. Yönetim Bilişim Sistemleri üzerine yüksek lisans yapan Güzer, 2002 ve 2004 yılları arasında Assist Line A.Ş’de Boyner Back-Up kartın doğuş sürecinde yer almıştır.

Daha sonraları Garanti Bankası bünyesinde e-ticaret ve ödeme sistemleri ile tanışmış ve Hedef Alliance Holding, Teknoloji Holding, Garanti Ödeme Sistemleri bünyesinde online ödemeler dikeyinde profesyonel kariyerini sürdürmüştür. 2011 yılında türünün ilk örneği PayU’nun kurucusu ve CEO’su olarak göreve başlayan Emre Güzer, 2017 yılında PayU’nun Afrika, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Latin Amerika operasyonlarının başında strateji ve genişleme operasyonlarını yürütmüştür. 2019 yılında Mobilexpress CEO'su olmuştur ve 2020 yılı Mayıs ayında yeni nesil Fintech girişimi olan Lidio’yu kurmuştur.  Ana görevinin yanı sıra ODED kurucu üyeliği, TOBB e-Ticaret meclisi kurucu üyeliği gibi sektörün öncü organizasyonlarında aktif rol almıştır.